Servis Araçlarında Yaş Uygulaması ve Sektördeki Etkileri
Türkiye’de yaklaşık 300 bin servis aracını ilgilendiren “araç yaşı” uygulaması, sektörde büyük tartışmalara yol açtı. Bu düzenleme, teknik durumu yeterli olan araçların yaş sınırı nedeniyle sistem dışına itilmesine sebep oluyor. Esnaf, bu durumun kendilerini ağır ekonomik yük altına soktuğunu ifade ediyor.
Sektör temsilcileri mevcut düzenlemenin yerli üretimi zayıflattığını ve ithal araç bağımlılığını artırdığını savunuyor. Ulaş İş Servis Araçları Sendikası Başkanı Abdurrahim Barın, bu durumun sadece güvenlik değil, ekonomik sonuçlar da doğurduğunu belirtiyor. Mevzuata göre, servis araçları belirli bir yaşa ulaştığında, teknik durumlarına bakılmaksızın sistem dışına çıkarılıyor.
Barın, Türkiye genelinde öğrenci taşımacılığı da dahil olmak üzere yaklaşık 300 bin servis aracının faaliyet gösterdiğini ve bu araçların üçte ikisinin İstanbul’da hizmet verdiğini ifade etti. Bu durum, büyük şehirlerdeki taşıma sorunlarını daha da derinleştiriyor.
Yerel Üretim ve İthal Araçlar Arasındaki Denge
Sektördeki mevcut uygulama, yerli üreticilerin pazardaki payını her yıl daha da azaltmakta. Abdurrahim Barın, Türkiye’de sahada kullanılan servis araçlarının büyük bölümünün 3 yerli ve 12 ithal markadan oluştuğunu vurguladı. Yerli üreticiler BMC ve Karsan gibi markaların sektörden çekilmeleri, yerli üretimin neredeyse yok olma noktasına geldiğini gösteriyor.
Ford’un ise Anadolu’da farklı yolcu taşımacılığı segmentlerine yönelmesi, servis aracı üretiminde yerli imalatın azalmasına yol açmakta. Bu durum, Türkiye’nin ekonomik dengelerini de etkilemekte. İthal araçların artışı, döviz kurlarında yaşanan dalgalanmalarla birlikte esnafın maliyetlerini artırıyor.
Ekonomik açıdan bakıldığında, servis aracı esnafı, mevcut düzenlemelerle birlikte yurt dışına para akışının hızlandığını düşünüyor. Bu durum, hem yerli üreticiler hem de esnaf için büyük bir tehlike arz ediyor. Sendikalar, bu olumsuz gelişmelere karşı kilometre esaslı bir sistem önerisinde bulunuyor.
Sonuç olarak, servis araçlarındaki yaş sınırı uygulaması, sadece bir düzenleme değil, aynı zamanda Türkiye’nin ekonomik yapısına etki eden bir durum. Bu sorunların çözümü, yerli üretimin desteklenmesi ve ithal bağımlılığının azaltılması ile mümkün olabilir. Ekonomideki bu gelişmeler, esnafın geleceği açısından büyük önem taşımaktadır.







