2026’nın İklim Karnesi
2025 yılı, dünya genelinde yaşanan aşırı hava olayları ile damgasını vurdu. Bu gelişmelerin ardından, 2026 yılına dair beklentiler bilim insanları tarafından dikkatle değerlendiriliyor. Boğaziçi Üniversitesi İklim Değişikliği ve Politikaları Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Levent Kurnaz, 2026’nın iklim yapısını ve olası risklerini masaya yatırdı.
Prof. Dr. Kurnaz, yılın başlangıcında zayıf bir La Nina etkisi ile karşılaşılacağını belirtiyor. Bununla birlikte, yaz sonuna doğru El Nino etkisinin devreye girmesi bekleniyor. Bu iki iklim olayı, dünya genelindeki sıcaklık dalgalanmalarını doğrudan etkiliyor. Kurnaz, yaz sonundan itibaren sıcaklıkların normalin üzerinde seyredeceğini öngörüyor.
Dünya genelinde sıcaklık artışının hız kesmeden devam ettiğini vurgulayan uzmanlar, 2026 yılının tarımsal faaliyetler açısından da riskler barındırdığını belirtiyor. Özellikle zirai don riski, yaz sonu itibarıyla çiftçiler için önemli bir tehdit oluşturabilir. Kurnaz, bu durumun, tarımsal üretimde düşüşe yol açabileceğini ifade etti.
El Nino ve La Nina’nın Etkileri
El Nino ve La Nina, iklim üzerinde kısa vadeli etkileri olan doğal olaylardır. Prof. Dr. Kurnaz, bu yıl, kış sonuna kadar sürecek olan zayıf bir La Nina’nın ardından, yaz sonuna doğru zayıf bir El Nino’nun başlayacağını öngördüğünü belirtiyor. Bu öngörüler, iklim değişikliği ile ilgili modellemeler üzerine kuruluyor ve kesin sonuçlar vermese de, dikkate alınması gereken faktörler arasında yer alıyor.
Uzmanlar, 2026 yılı itibarıyla sıcaklıkların, 1960-1990 yılları arasındaki ortalamalara kıyasla daha yüksek olacağını öngörüyor. Bu durum, iklim değişikliğinin etkilerini doğrudan hissetmemize sebep olacak. Bu bağlamda, tarımsal üretim, enerji tüketimi ve su kaynakları gibi kritik alanların da etkilenmesi bekleniyor.
İklim değişikliği, dünya genelinde çeşitli sosyal ve ekonomik sonuçlar doğururken, Türkiye’de de tarım sektöründe önemli değişikliklere yol açabilir. Çiftçiler, sıcaklık artışları ve iklim değişikliğine bağlı olarak yeni stratejiler geliştirmek zorunda kalacaklar.
Sonuç olarak, 2026 yılı iklim açısından önemli bir dönüm noktası olabilir. Uzmanların uyarıları, özellikle tarımsal faaliyetlerin sürdürülebilirliği açısından dikkate alınmalı. Çiftçilerin, bu uyarılara göre planlarını oluşturması, olası zararları minimize etme konusunda kritik öneme sahip.







