• YARIM ALTIN
    23.270,00
    % -0,95
  • AMERIKAN DOLARI
    43,6241
    % 0,18
  • € EURO
    51,4498
    % 0,03
  • £ POUND
    59,0578
    % -0,05
  • ¥ YUAN
    6,2885
    % 0,22
  • РУБ RUBLE
    0,5685
    % 0,19
  • BITCOIN/TL
    2794296,648
    % -11,70
  • BIST 100
    13.589,14
    % -2,17

2025 Su Yılı: Türkiye’de Yağışlar Tarihi Düşük Seviyelerde

2025 Su Yılı: Türkiye’de Yağışlar Tarihi Düşük Seviyelerde

2025 Su Yılında Yağışların Düşüşü

2025 yılı, Türkiye için yağışlar açısından oldukça zorlu bir dönem oldu. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nden alınan verilere göre, bu yıl yağışlı gün sayısı uzun yıllar ortalamasına göre yüzde 14 azalarak 86’ya geriledi. Ülke genelinde yağışlar, tüm bölgelerde normallerin altında kaldı.

Su yılı yağışları, tarım ve su yönetimi açısından kritik bir öneme sahiptir. 1 Ekim 2024-30 Eylül 2025 arasındaki dönemi kapsayan 2025 su yılı yağışları, metrekareye 422,5 kilogram olarak ölçüldü. Bu rakam, 1991-2020 yılları arasında kaydedilen uzun yıllar ortalaması olan metrekareye 573,4 kilogramın yüzde 26,3 altında kalırken, 2024 su yılına göre ise yüzde 29,2 azalmış durumda.

Yağışların Bölgesel Dağılımı

Yağışların bölgesel dağılımında da dikkat çeken sonuçlar elde edildi. Özellikle Güneydoğu Anadolu ve İç Anadolu bölgelerinde son 65 yılın en düşük yağış seviyeleri kaydedildi. Hatay çevresinde yer yer yüzde 60 oranında bir azalma görüldü. Diğer yandan, Sinop, Samsun, Ordu, Giresun ve Trabzon çevrelerinde ise bazı yerlerde yüzde 20’nin üzerinde artış kaydedildi.

Bununla birlikte, İç Anadolu’nun orta kesimleri, Eskişehir, Hatay ve Malatya çevreleri gibi bölgeler 250 milimetrenin altında yağış aldı. Su yılı yağışları genelinde normallerin altında kalma durumu, özellikle tarım sektörü için endişe verici bir tablo oluşturmakta.

İl genelinde en fazla yağış, Rize’de metrekareye 1812,1 kilogram ile ölçülerek kaydedildi. Bu durum, ülkenin doğu kıyılarındaki iklim koşullarının daha fazla yağış almasına neden olduğunu göstermektedir. Rize’nin bu durumu, diğer bölgelere kıyasla belirgin bir farklılık arz etmekte.

2025 yılının kurak geçmesi, tarım ürünlerinin verimliliği üzerinde de olumsuz etkilere yol açabilir. Bu yıl, çiftçiler için sulama döneminin önemi daha da artmakta. Bu durum, su kaynaklarının yönetimi açısından kritik bir dönüm noktası teşkil ediyor. Uzmanlar, bu tür meteorolojik kuraklıkların uzun vadede tarım politikalarının gözden geçirilmesini gerektirdiğini vurgulamaktadır.

Sonuç olarak, 2025 su yılı, Türkiye’nin iklim değişikliği ile mücadelesinde önemli bir gösterge olmuştur. Yağışların bu denli düşmesi, hem tarım hem de su yönetimi alanında yeni stratejilerin geliştirilmesine ihtiyaç duyulduğunu ortaya koymaktadır.

YORUMLAR YAZ