Zayıflama İğneleri ve Kilo Kontrolü Üzerine Yapılan Araştırma
Biruni Üniversitesi’nden Doç. Dr. Alper Öztürk, zayıflama iğnelerinin iştahı geçici olarak baskıladığını ve kalıcı bir çözüm sunmadığını ifade etti. Oxford Üniversitesi tarafından gerçekleştirilen bir araştırma, bu tedavi yönteminin bırakılması durumunda kilo geri alımının hızlandığını ortaya koydu. Araştırmanın sonuçları, zayıflama enjeksiyonu kullanan bireylerin tedavi sürecinde vücut ağırlıklarının ortalama yüzde 20’sini kaybettiklerini, ancak tedavi sona erdiğinde kilo alımının diyetle zayıflayanlara kıyasla daha hızlı gerçekleştiğini gösteriyor.
Oxford Üniversitesi’nin British Medical Journal’da yayımladığı çalışmada, zayıflama iğnelerini bırakan kişilerin ayda ortalama 0,8 kilogram aldıkları belirtiliyor. Bu oranın sadece diyet ve yaşam tarzı değişikliğiyle kilo verenlere göre daha yüksek olduğu vurgulanıyor. Öztürk, zayıflama iğnelerinin tek başına kalıcı bir çözüm sunmadığını, tedavi kesildiğinde iştah mekanizmasının yeniden devreye girdiğini ve bunun kilo geri alımını hızlandırdığını belirtti.
Obezite ve Zayıflama İğneleri
Doç. Dr. Öztürk, obezitenin biyolojik ve kronik bir hastalık olduğunu vurguladı. Zayıflama iğneleri, beyindeki iştah merkezlerini etkileyerek geçici bir kontrol sağlasa da, obezitenin altta yatan nedenleri değişmediğinde kilo artışı kaçınılmaz oluyor. Bu durum, hastalar açısından hayal kırıklığına yol açabiliyor. Hızlı kilo geri alımının kişisel irade eksikliği olarak değerlendirilmemesi gerektiğini de ekledi.
Öztürk, zayıflama iğneleriyle ilgili daha fazla araştırma yapılması gerektiğini belirterek, bu tedavi yönteminin nasıl daha etkin hale getirilebileceği konusunda çalışmaların sürdürülmesi gerektiğini ifade etti. Zayıflama iğneleri, obezite tedavisinde önemli bir araç olabilir, ancak bu tedavi yönteminin yanında sağlıklı bir yaşam tarzı ve düzenli egzersiz de büyük bir önem taşıyor.
Ayrıca, obezite ile mücadelede psikolojik destek ve bireysel farkındalığın artırılması gerektiği üzerinde duran Öztürk, zayıflama iğnelerinin sadece bir yardımcı tedavi olduğunu ve kalıcı kilo kaybı için bütünsel bir yaklaşımın gerekliliğini vurguladı.







