TCMB’nin Faiz Kararları Üzerine Analizler
Aralık ayında Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) faiz politikası açısından önemli bir dönemeç yaşanıyor. Aylık enflasyonun yüzde 0,89 ile beklentilerin altında gelmesi, 2025 yılı sonu enflasyon tahminlerini yüzde 30,89 seviyesine çekti. Bu durum, banka ve aracı kurumların, TCMB’nin yaklaşan Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısına dair beklentilerini yeniden değerlendirmesine yol açtı.
Banka ve aracı kurumların yaptıkları analizler, Aralık 2025 enflasyonunun yüzde 30,9 seviyesine gerilemesi ve çekirdek enflasyon göstergelerindeki iyileşmenin, TCMB’nin Ocak 2026 PPK toplantısında faiz indirimi için bir zemin oluşturduğunu ortaya koyuyor. Bu süreç, piyasalardaki faiz beklentilerini de etkiliyor.
Hizmet ve Gıda Fiyatlarındaki Oynaklık
Aracı kurumların değerlendirmelerinde dikkat çeken diğer bir nokta, hizmet enflasyonundaki katılık ve gıda fiyatlarındaki dalgalanmalardır. Bu etmenler, enflasyon beklentilerini kalıcı bir şekilde şekillendirme sürecine katkıda bulunuyor. Ancak, 2026 yılına yönelik enflasyon ve politika faizi tahminleri daha geniş bir bantta oluşmakta.
Banka ve aracı kurumlardan gelen verilere göre, 10 kurum, TCMB’nin Ocak 2025 toplantısında 150 baz puanlık bir faiz indirimi yapmasını bekliyor. Ancak bir kurum, politika faizinin sabit bırakılacağı yönünde bir görüş bildirdi. Ayrıca, üç kurum, 3 Şubat’ta açıklanacak Ocak ayı enflasyon verisi öncesinde faiz indirimi kararı alınmasının olası olmadığını belirtti.
Ekonomistlerin orta vadeli enflasyon beklentileri de netlik kazanmaya başladı. 2026 yılı sonu enflasyon beklentisi yüzde 23,50 seviyesinde belirlenirken, 2027 yıl sonu için tahminler yüzde 19,70’e işaret etmekte. Bu durum, TCMB’nin döviz ve kredi politikalarını nasıl şekillendireceği konusunda önemli bir gösterge niteliği taşıyor.
Analistler, önümüzdeki dönemde TCMB’nin alacağı kararların, piyasalardaki dalgalanmalar ve enflasyon hedefleri üzerinde doğrudan etkili olacağını vurguluyor. Ekonomik istikrarın sağlanabilmesi için, döviz kurlarındaki dalgalanma ve enflasyon oranlarının yakından takip edilmesi gerektiği düşünülüyor. Bu doğrultuda, yatırımcıların döviz, borsa ve altın gibi alternatif yatırım araçlarına yönelmesi bekleniyor.







