Rüzgar Enerjisi Üretiminde Tarihi Başarı
Türkiye Elektrik İletim AŞ (TEİAŞ) verilerine göre, 26 Ekim 2023 tarihinde Türkiye’de toplam 899 bin 27 megavatsaat elektrik üretimi gerçekleştirildi. Bu üretim, rüzgar enerjisi kaynaklarının önemli bir katkısı ile mümkün oldu. Rüzgardan elde edilen enerji, ithal kömür ve doğal gaz santralleri tarafından üretilen elektrikten daha fazla oldu.
Rüzgar santralleri, günlük bazda 253 bin 128 megavatsaat elektrik üreterek tüm zamanların rekorunu kırdı. Bu üretim, Türkiye’nin toplam elektrik üretiminde yüzde 28,2 gibi önemli bir paya ulaşarak, yenilenebilir enerji kaynaklarının önemini bir kez daha gözler önüne serdi. Son olarak, 29 Haziran 2024 tarihinde rüzgardan 228 bin 604 megavatsaat elektrik üretilmişti.
İthal Kömür ve Doğal Gazın Durumu
Rüzgarın bu başarısı, ithal kömür ve doğal gaz santrallerinin üretim rakamlarıyla kıyaslandığında daha da anlam kazanıyor. İthal kömür santralleri, dün 207 bin 872 megavatsaat, doğal gaz santralleri ise 131 bin 305 megavatsaat elektrik üretti. Bu durum, Türkiye’nin enerji bağımlılığını azaltma hedefleri doğrultusunda rüzgar enerjisinin ne denli önemli bir rol oynadığını gösteriyor.
Türkiye’nin rüzgar enerjisindeki kurulu kapasitesi ise 14 bin 546 megavat seviyesine ulaştı. Bu rakam, ülkenin yenilenebilir enerji hedeflerine ulaşma konusunda önemli bir adım atıldığını işaret ediyor. Rüzgar enerjisi, hem çevre dostu bir alternatif sunmakta hem de enerji güvenliğini artırma potansiyeline sahip.
Elektrik İthalat ve İhracatı
Dün ayrıca Türkiye, 12 bin 871 megavatsaat elektrik ihraç ederken, 909 megavatsaat elektrik ithalatı gerçekleştirdi. Bu durum, Türkiye’nin enerji ticaretindeki dengeyi sağlamada rüzgar enerjisi kaynaklarının artışının olumlu etkisini göstermektedir.
Rüzgar enerjisi, yalnızca elektrik üretiminde değil, aynı zamanda Türkiye’nin enerji stratejisinde de önemli bir yere sahip. Yenilenebilir enerji kaynaklarına yapılan yatırımlar, ülkenin enerji bağımlılığını azaltmayı ve sürdürülebilir bir gelecek inşa etmeyi hedefliyor. Rüzgar santrallerinin artışı, Türkiye’nin enerji portföyünü çeşitlendirme çabalarının bir parçası olarak değerlendiriliyor.







