Yapay Zeka ve Türkiye’nin Stratejik Hedefleri
Prof. Dr. Ufuk Akçiğit, Türkiye’nin yapay zeka alanında uluslararası rekabet gücünü artırmak için acil önlemler alması gerektiğini ifade etti. Akçiğit, “Orta gelir tuzağından çıkmak isteyen ülkeler için yapay zeka, doğru stratejiyle güçlü bir kaldıraçtır” dedi. Bu bağlamda, Türkiye’nin yapay zeka alanında bir strateji komitesi kurması gerektiğini vurguladı.
Yapay zeka, günümüzde ülkelerin ekonomik ve sosyal gelişiminde kritik bir rol oynuyor. Akçiğit, Türkiye’nin bu geçiş döneminde iki temel hedefe odaklanması gerektiğini belirtti: nitelikli insan kaynağını hızla yetiştirmek ve bu yeteneklerin ülkede kalmasını sağlayacak bir ekosistem oluşturmak. Bu noktada, yalnızca eğitim vermenin yeterli olmadığını, aynı zamanda bu insanlara cazip bir ortam sunulması gerektiğini vurguladı.
Beyin Göçüne Karşı Çözüm
Akçiğit, nitelikli iş gücünün yurt dışına yönelmesinin önüne geçmek için çeşitli stratejiler geliştirilmesi gerektiğini ifade etti. Yapay zeka uzmanlarının yurt dışına gitmesinin, ülkenin gelişimi açısından ciddi bir kayıp olduğunu belirten Akçiğit, bu sorunun çözümü için akademi, özel sektör ve kamu iş birliğinin önemine dikkat çekti.
Bir ‘AI Strateji Komitesi’ kurulması gerektiğini dile getiren Akçiğit, bu yapının Türkiye’nin yapay zeka alanındaki ilerlemesini izleyebileceğini, ihtiyaçları tespit edebileceğini ve stratejik bir yol haritası oluşturabileceğini açıkladı. Bu komitenin, düzenli toplantılarla gelişmeleri değerlendireceğini ve Türkiye’nin yapay zeka potansiyelini artıracak adımlar atacağını belirtti.
Yapay zeka, sadece teknolojik bir gelişim değil, aynı zamanda ekonomik bir dönüşüm anlamına geliyor. Bu nedenle, Türkiye’nin bu alandaki uzman açığını kapatmak için yurt dışındaki diaspora ile iş birliği yapmasının önemine değinen Akçiğit, “Kendi insan kaynağımızı yetiştirene kadar, yurt dışındaki uzmanlarla iş birliği kurmalıyız” diye konuştu.
Ayrıca, yapay zeka alanında yaşanan hızlı dönüşüm, ülkeler için insan kaynağını stratejik bir öncelik haline getiriyor. Akçiğit, yaratıcı yıkım ekonomisi üzerine yaptığı açıklamalarda, bu dönüşümün Türkiye için nasıl fırsatlar sunduğunu ve hangi adımların atılması gerektiğini vurguladı. Türkiye’nin bu alanda başarılı olabilmesi için, eğitim sisteminin ve iş gücü piyasasının bu yenilikçi yaklaşımlara entegre edilmesi gerekiyor.







