Helal Akreditasyon Kurumu’ndan Yeni Düzenleme
Ticaret Bakanlığı’na bağlı Helal Akreditasyon Kurumu, helal uygunluk hizmeti veren kuruluşlara yönelik yeni cezai düzenlemeleri içeren tebliği Resmi Gazete’de yayımlayarak yürürlüğe soktu. Bu düzenleme, akredite olmadan helal uygunluk değerlendirmesi yapan kuruluşların karşılaşacağı idari para cezalarının yeniden belirlenmesini kapsıyor.
2025 yılı için belirlenen yeniden değerleme oranı, yüzde 25,49 olarak tespit edildi. Bu oran, ekonomik koşullar ve enflasyonun etkisiyle, helal uygunluk değerlendirme hizmeti veren firmaların maliyetlerini ve rekabet koşullarını doğrudan etkileyecek. Yeni düzenleme ile birlikte bu kuruluşlar, akredite olmaksızın hizmet vermeye devam ederlerse ciddi mali yaptırımlarla karşılaşacaklar.
Cezaların Alt ve Üst Limitleri Belirlendi
Yapılan düzenleme ile akredite olmayan kuruluşlar için alt limit 286 bin 206 lira 9 kuruş, üst limit ise 2 milyon 862 bin 69 lira olarak belirlendi. Bu miktarlar, 31 Aralık 2026 tarihine kadar geçerli olacak. Söz konusu cezaların uygulanması, helal gıda ve diğer helal ürünlerin güvenliği açısından büyük önem taşıyor. Çünkü bu tür hizmetlerin akredite olması, tüketicilerin sağlığını koruma amacı güdüyor.
Helal uygunluk değerlendirmesi, sadece gıda sektöründe değil, aynı zamanda kozmetik, ilaç ve diğer birçok sektörde de önem arz ediyor. Dolayısıyla, bu alanda faaliyet gösteren firmaların akreditasyon süreçlerine dikkat etmeleri gerekiyor. Aksi takdirde, yüksek miktardaki para cezaları ile karşı karşıya kalabilirler. Bu durum, özellikle küçük ve orta ölçekli işletmeler için ciddi bir mali yük oluşturabilir.
Ekonomik Etkileri ve Tüketici Güveni
Helal akreditasyonun artması, tüketicilerin bu ürünlere olan güvenini artıracak. Tüketiciler, helal sertifikalı ürünlerin güvenli ve sağlıklı olduğunu düşündüklerinden, bu tür ürünlere yönelme eğilimi gösterecekler. Böylece, helal ürünlere olan talep artacak ve bu da sektördeki firmaların büyümesine katkı sağlayacak.
Öte yandan, helal uygunluk hizmetlerinin akredite edilmesi, döviz kurlarındaki dalgalanmalar ve ekonomik belirsizlik dönemlerinde bile sektördeki firmaların rekabet gücünü artırabilir. Dolar ve diğer dövizlerin etkisiyle artan maliyetler, helal uygunluk hizmeti sunan firmaları da etkileyebilir. Ancak akreditasyon, bu firmaların uluslararası pazarlara açılmalarına da yardımcı olacak bir faktör olarak değerlendiriliyor.
Sonuç olarak, helal uygunluk hizmetlerinde yapılan bu düzenlemelerin, hem sektördeki firmalar hem de tüketiciler açısından önemli yansımaları olacaktır. Firmaların akreditasyon süreçlerine daha fazla önem vermesi, uzun vadede hem maliyetlerini kontrol etmelerini sağlayacak hem de tüketici güvenini artıracaktır.







