Hazine’nin İç Borçlanma Stratejisi
Hazine ve Maliye Bakanlığı, 2023 yılının ilk iç borçlanma programı çerçevesinde iki ayrı tahvil ihalesi düzenledi. Bu ihalelerde toplam 77,8 milyar lira borçlandığı bildirildi. Özellikle 12 ay vadeli kuponsuz tahviller ile 4 yıl vadeli değişken faizli tahvillere yoğun bir talep oluştu.
12 ay vadeli kuponsuz devlet tahvilinin ihalesinde, net satış tutarı 27 milyar 919 milyon lira olarak gerçekleşti. Bu ihale kapsamında ortalama basit faiz oranı yüzde 36,64 seviyesinde oluştu. Uzun vadeli tahvillere olan ilgi, yatırımcıların kısa vadeli piyasa dalgalanmalarına karşı daha güvenli bir liman aradığını göstermektedir.
Diğer yandan, 4 yıl vadeli değişken faizli tahvil ihalesinde ise 8 milyar 505,7 milyon liralık bir net satış kaydedildi. Bu ihalede dönemsel faiz oranları en düşük yüzde 19,41, ortalama yüzde 19,49 ve en yüksek yüzde 19,53 olarak belirlendi. Değişken faizli tahviller, yatırımcılara enflasyon karşısında koruma sağlamak amacıyla tercih edilmektedir.
Piyasa Yapıcı Satışları ve Kamuya Yapılan Satışlar
İhaleler öncesinde Hazine, piyasa yapıcılarla toplam 41,4 milyar liralık borçlanma gerçekleştirdi. Özellikle 12 ay vadeli tahvil için piyasa yapıcılarından 39,6 milyar liralık teklif alındı. Bu teklif karşılığında 16 milyar liralık bir satış yapılırken, kamuya 2,4 milyar lira satış gerçekleştirildi.
4 yıl vadeli değişken faizli tahvilde ise piyasa yapıcılarından gelen 51,1 milyar liralık teklif karşısında 18 milyar liralık satış yapıldı ve kamuya 5 milyar lira satış yapıldı. Bu durum, piyasa yapıcılarının Hazine tahvillerine olan güveninin yüksek olduğunu gösteriyor.
Hazine’nin bu borçlanma stratejisi, döviz kurlarındaki dalgalanmalara ve faiz oranlarındaki değişimlere karşı bir denge sağlamayı amaçlıyor. Özellikle, döviz cinsinden borçlanma yerine iç borçlanmaya yönelmek, ülke ekonomisi için daha sürdürülebilir bir yol olarak değerlendiriliyor.
Sonuç olarak, Hazine’nin gerçekleştirdiği tahvil ihalesi, yatırımcıların güvenini artırırken, aynı zamanda iç borçlanma stratejisini güçlendiriyor. Bu süreç, Türkiye’nin ekonomik istikrarı açısından kritik bir öneme sahip. Gelecek dönemde bu tür ihale ve borçlanma işlemlerinin devam etmesi bekleniyor.







