Suriye’deki Gelişmeler ve YPG/SDG’nin Tutumu
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, YPG/SDG’nin yalnızca güç gördüğünde tutum değiştirdiğini belirtti. Fidan, bölge ülkeleri ve ABD’nin çözüm konusunda benzer bir noktada buluştuğunu, bu bağlamda yalnızca İsrail’in tutumunun farklılık gösterdiğini ifade etti.
TRT Haber canlı yayınında gündemi değerlendiren Fidan, YPG/SDG’nin PKK’nın bir uzantısı olduğunu vurguladı. Bu yapının güç tehdidi olmadan diyalog kurma şansının olmadığını belirten Bakan Fidan, “Ya bir güç görecek ya da güç kullanma tehdidi görecek,” dedi.
Bakan Fidan, YPG/SDG’nin Suriye’de Şam yönetimine karşı sergilediği uzlaşmaz tutumu eleştirerek, bu yapıların diğer uluslararası aktörlerle işbirliği yaptığını ve bu durumu sürdürdüğünü belirtti. Fidan, “Eğer kabul etmezsem de bölgedeki ve küredeki diğer aktörleri yanıma çağırırım. DEAŞ ile sözde mücadele üzerinden geliştirdiğim bir şeyler var,” ifadelerini kullandı.
YPG/SDG’nin Stratejisi ve Geleceği
Bakan Fidan, YPG/SDG’nin mevcut stratejisinin bir yere varamayacağını vurguladı. “Bu ilişki sizi bir yere götürmez. Yapacağınız şey, bölgenin gerçek insanlarıyla sahici çözümler bulmaktır,” dedi. Fidan, bu tür maksimalist tavırların aldatıcı olduğunu ve YPG/SDG’nin diyalogdan yana olduğunu iddia etse de gerçeklerin farklı olduğunu belirtti.
Fidan, bu noktada herkesin YPG/SDG’nin yalnızca güç gördüğünde pozisyon değiştirdiğini gördüğünü ve bunun bilincinde olduğunu ifade etti. “Sadece güç uygulandığı zaman pozisyon değiştiren bir aktör olduğunu herkes biliyor,” dedi.
Bakan Fidan, Türk istihbaratı ve diplomatlarının bu konuyu muhataplarıyla görüştüğünü hatırlatarak, “SDG’ye ve Suriyelilere iletiler gönderildi fakat maalesef öngörülen değişiklik gerçekleşmedi,” ifadelerini kullandı. Fidan, şu anda Halep’ten başlayan sürecin yeniden yaşandığını ve bu durumun kendileri için üzücü olduğunu belirtti.
Sonuç olarak, YPG/SDG’nin tutumunun değişmediğini ve bu yapıların bölgedeki diğer aktörlerle olan ilişkilerinin sorun teşkil ettiğini belirten Bakan Fidan, sürecin yakın zamanda sona ermesini umduğunu söyledi. Bu bağlamda, daha gerçekçi ve yapıcı bir yaklaşım benimsenmesi gerektiğinin altını çizdi.







