Çin Ekonomisinde Enflasyon Artışı
Çin Ulusal İstatistik Bürosu, Aralık ayı itibarıyla yıllık enflasyonun %0,8 oranında artarak son 3 yılın en yüksek seviyesine ulaştığını duyurdu. Bu artış, Kasım ayında kaydedilen %0,7 oranının üzerine çıkarak piyasa beklentileri ile uyumlu bir performans sergiledi. Tüketici fiyat endeksi (TÜFE) bu şekilde, 34 aylık bir sürecin ardından önemli bir yükseliş kaydetmiş oldu.
Yıllık enflasyondaki artışın başlıca nedenleri arasında taze sebze fiyatlarındaki %18,2 ve sığır eti fiyatlarındaki %6,9’luk artış yer alıyor. Bu durum, gıda fiyatlarındaki dalgalanmaların enflasyon üzerindeki etkisini bir kez daha gözler önüne serdi. Ancak, gıda ve enerji fiyatlarının hariç tutulduğu çekirdek enflasyon ise %1,2 seviyesinde sabit kalmaya devam etti.
Üretici Fiyat Endeksi ve Deflasyon Etkileri
Diğer yandan, üretici fiyat endeksi (ÜFE) Aralık 2023’te yıllık %1,9 gerileyerek, Çin’in üç yılı aşkın süredir devam eden deflasyon sürecini sürdürdüğünü gösterdi. 2025 yılı boyunca ÜFE’nin %2,6 oranında düşmesi bekleniyor. Yetkililer, bu düşüşün küresel emtia fiyatları ve kapasite kontrolü politikalarının etkisi ile bağlantılı olduğunu belirtiyorlar.
Çin’de yerel gıda fiyatlarındaki dalgalanmalar, özellikle domuz eti fiyatlarının Aralık ayında yıllık %14,6 oranında düşmesiyle dikkat çekiyor. Bunun yanında, altın takı fiyatlarının %68,5 oranında artış göstermesi, yatırımcıların dikkatini çekiyor. Bu durum, altın gibi değerli metallerin, ekonomik belirsizlik dönemlerinde bir güvenli liman olarak nasıl değerlendirildiğini bir kez daha ortaya koyuyor.
Çin’in enflasyon verileri, sadece yerel ekonomiyi değil, küresel pazarları da etkileme potansiyeline sahip. Özellikle döviz kurları üzerinde yarattığı etki, yatırımcılar için önemli bir gösterge olmaktadır. Dolayısıyla, Çin’deki enflasyon oranlarındaki artış, global borsa ve döviz piyasalarında dalgalanmalara neden olabilir.
Sonuç olarak, Çin’in enflasyon verileri, ülkedeki ekonomik istikrarı ve piyasa dinamiklerini yakından etkileyen bir unsur haline gelmiştir. Ekonomistler, bu verilerin piyasalardaki belirsizlikleri artırabileceğini ve buna bağlı olarak yatırım stratejilerinin gözden geçirilmesi gerektiğini vurgulamaktadırlar.







