OECD Raporu Türkiye’nin İlerleme Eksikliğini Vurguluyor
OECD, kamu düzenlemelerinde kalite ve ilerlemeyi izlemek amacıyla yayımladığı Düzenleyici Politikalar Görünüm Raporu ile Türkiye’nin paydaş katılımında 10 yıldır yerinde saydığını açıkladı. Argüden Yönetişim Akademisi tarafından hazırlanan “Kamu Düzenleme Kalitesi 2025 Yayını” TÜSİAD’da düzenlenen bir toplantıda duyuruldu. Rapor, Türkiye’nin kamuya ait kararların etkilerini ölçme konusundaki yetersizliklerine dikkat çekiyor.
OECD Düzenleme Politikaları Analisti Tobias Querbach, “paydaş katılımı” alanının OECD üyesi ülkeler arasında en zayıf olduğu noktalardan biri olduğunu belirtti. Querbach, “Düzenleyici politikalar alanında en iyi olan ülkelerde bile kamuyu ilgilendiren bir karar alındıktan sonra bu kararın etkilerinin araştırılması çok zayıf. Ancak Türkiye, bu alanda ortalamanın da altında kalarak 10 yıl önceki durumuyla aynı seviyededir,” dedi.
Şeffaflıkta Kısmi İlerleme
Raporun içeriğine göre, Türkiye’de şeffaflık alanında bazı iyileşmeler gözlemlendi. Önceki dönemlerle kıyaslandığında, kamu düzenlemelerinde daha fazla açıklık sağlandığına dair veriler sunuluyor. Ancak bu ilerlemenin, paydaş katılımı gibi kritik bir alanda yaşanan duraksamanın önüne geçemediği vurgulanıyor.
Raporun “Gelecek odaklı ve insan merkezli düzenleme ihtiyacı” bölümünde, dijital dönüşüm ve yeşil dönüşüm süreçlerinin yanı sıra artan belirsizlik ortamında düzenleme süreçlerinin daha çevik, veri temelli ve kapsayıcı şekilde ele alınması gerektiği ifade ediliyor. Bu bağlamda, Türkiye’nin mevcut düzenleyici politikalarının gözden geçirilmesi gerektiği ortaya konuyor.
Hükümetlere Duyulan Güven Sorunu
Akademi Kurul Üyesi Dr. Erkin Erimez, OECD’nin 2024 yılında açıklayacağı “Hükümetlere Duyulan Güven Araştırması”na atıfta bulunarak, OECD ülkelerinde vatandaşların yüzde 44’ünün hükümetlere hiç güven duymadığını aktardı. Bu durum, kamu düzenlemelerinin etkinliği ve kalitesi üzerinde olumsuz bir etki yaratıyor. Erimez, bu güvensizlik ortamında çevresel sorunlar, teknolojik gelişmeler ve jeopolitik meselelerin başa çıkılması gereken ana konular arasında olduğunu belirtti.
Kamu düzenlemelerinin kalitesi, bireylerin yaşam kalitesini doğrudan etkiliyor. Kapsayıcı bir düzenleme süreci, toplumun her kesimini etkileyen kararların daha iyi bir şekilde alınmasına olanak tanıyabilir. Bu nedenle, paydaş katılımının artırılması, hem ekonomik hem de sosyal açıdan önemli bir gereklilik olarak öne çıkıyor.
Sonuç olarak, Türkiye’nin paydaş katılımında yaşanan duraksama, gelecekteki düzenleyici politikaların etkinliği açısından ciddi bir sorun teşkil ediyor. OECD’nin raporuna göre, Türkiye’nin bu alanda atılması gereken adımlar var. Daha şeffaf, katılımcı ve çevik bir düzenleme süreci, Türkiye’nin kamu yönetimi ve düzenleme kalitesini artırabilir.







