DigiYatra Sistemi Neden Çalışmadı?
Hindistan’da havalimanlarında temassız geçiş sağlamak amacıyla kullanılan DigiYatra sistemi, Mumbai Havalimanı’nda ilginç bir olayla gündeme geldi. Yüz tanıma teknolojisi, birbirinin aynısı olan tek yumurta ikizlerini ayırt edemeyince, kardeşler giriş izni alamadı. Olay, hem havalimanı güvenliği hem de biyometrik sistemlerin sınırlamaları hakkında pek çok soruyu gündeme taşıdı.
İkiz kardeşlerin DigiYatra kapılarından geçişi sırasında, sistem “Access Denied” (erişim reddedildi) uyarısı vererek durdurdu. Bu durum, aynı yüzle birden fazla kişinin sistemde eşleştiğini veya daha önce kaydedilmiş bir yüzle çakışma yaşandığını gösterdi. Kayıtlı kullanıcı olmalarına rağmen, ikizler uzun bir bekleme süresinin ardından manuel kontrol noktalarına yönlendirilmek zorunda kaldı.
Kardeşlerden biri, yaşadıkları durumu “ürkütücü bir deneyim” olarak tanımladı. O anları sosyal medya aracılığıyla paylaştıkları video, hızla viral hale geldi. Bu durum, yüz tanıma teknolojilerine olan güvenin sorgulanmasına neden oldu.
Yüz Tanıma Teknolojisinin Sınırlamaları
DigiYatra yetkilileri, olayın ardından bir açıklama yaparak, yaşanan durumun sistemin yeni fark edilen bir teknik sınırlamasına işaret ettiğini belirttiler. Yetkililer, benzer sorunların yaşanmaması için gerekli iyileştirmelerin değerlendirileceğini ve destek sunulacağını ifade etti. Ancak, bu tür olaylar yüz tanıma sistemlerinin biyolojik istisnalar karşısında ne kadar zayıf kalabildiğini bir kez daha gözler önüne serdi.
Uzmanlar, sistemin güvenlik gerekçesiyle risk almaktansa erişimi kapatmayı tercih ettiğini vurguladı. Bu durum, yüz tanıma teknolojileri ile insan biyolojisi arasındaki hassas dengeyi gösteriyor. Yetkililerin yaptığı açıklamada, “Yüz tanıma sistemi, tek bir anahtara göre tasarlanmış son derece hassas bir kilit gibi çalışıyor. İki aynı anahtar aynı anda kullanıldığında ise kilit, güvenlik için açılmamayı tercih ediyor” denildi.
Bu olay, sadece Mumbai Havalimanı için değil, dünya genelindeki havalimanları ve güvenlik sistemleri için önemli bir ders niteliği taşıyor. Yüz tanıma teknolojisi, güvenliği artırmak için kullanılan bir yöntem olmasına rağmen, bazı durumlarda insan faktörü ve biyolojik çeşitliliği göz önünde bulundurmak gerektiği anlaşılıyor. Havalimanlarında, yolcuların hızlı bir şekilde geçiş yapabilmesi için geliştirilen bu tür sistemlerde, benzer sorunların yaşanmaması için daha fazla çalışma yapılması gerektiği sonucuna varıldı.







