Yalıtımın Önemi ve Enerji Verimliliği
Türkiye’de binalar, toplam enerji tüketiminin yaklaşık üçte birini kullanıyor. Bu enerji tüketiminin büyük bir kısmı ise, yalıtımsız binaların kışın ısıtma ve yazın soğutma ihtiyacını karşılamak için harcanıyor. Isı Su Ses ve Yangın Yalıtımcıları Derneği (İZODER) Başkanı Emrullah Eruslu, yalıtımsızlık nedeniyle her yıl ülke ekonomisinden 15 milyar doların boşa gittiğini ifade etti.
Türkiye’deki mevcut bina stokunun büyük çoğunluğunun yalıtımsız olduğu gözlemleniyor. Avrupa ülkeleri, yalıtımlı bina oranını yüzde 90’ın üzerine çıkarmışken, Türkiye’de bu oran yalnızca yüzde 20 civarında. Bu durum, hem enerji israfına hem de yüksek enerji faturalarına neden oluyor.
Enerji Tasarrufuna Katkı Sağlayacak Yalıtım Çözümleri
Eruslu, enerji verimliliği haftası kapsamında yaptığı açıklamalarda, enerji tasarrufunun artırılması için yalıtımın kritik bir rol oynadığını vurguladı. Yalıtım uygulamaları sayesinde, binalarda ısınma ve soğutma amaçlı enerji tüketiminin yüzde 50 oranında azaltılabileceğini belirtti. “Yalıtımsız binalar, hem vatandaşın cebini hem de ülkenin enerji kaynaklarını tüketiyor” diyen Eruslu, yalıtımlı bina oranının artırılmasının gerekliliğine dikkat çekti.
Türkiye’deki binaların sadece yüzde 25’inin yalıtımlı olduğunu göz önünde bulundurursak, bu durumun hem bireysel tüketiciler hem de genel ekonomi üzerindeki olumsuz etkileri oldukça büyük. Yalıtım, enerji verimliliği konusunda en hızlı ve en kalıcı çözümlerden biri olarak öne çıkıyor.
Ekonomik açıdan bakıldığında, yalıtım uygulamalarının yaygınlaştırılması, yalnızca enerji tasarrufu sağlamakla kalmayacak, aynı zamanda döviz tasarrufuna da katkı sunacak. Düşük enerji maliyetleri, bireylerin harcama kalıplarını olumlu yönde etkileyecek ve bu durum, genel ekonomik büyümeye destek verecektir.
Sonuç olarak, Türkiye’nin enerji verimliliği hedeflerine ulaşabilmesi için yalıtımın önemi yadsınamaz. Yalıtımın artırılması, hem çevresel sürdürülebilirlik hem de ekonomik faydalar açısından kritik bir adım olacaktır.







