Türkiye’nin Venezuela Politikası
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, ABD’nin Venezuela’nın başkenti Caracas’a yönelik saldırısının ardından önemli açıklamalarda bulundu. Devlet Başkanı Nicolás Maduro ve eşinin gözaltına alınması, uluslararası alanda büyük yankı uyandırdı. Yılmaz, Türkiye’nin bu süreçte uluslararası hukuku, milli iradeyi ve Venezuela halkını desteklemeye devam edeceğini vurguladı.
Yılmaz, dış politikanın yalnızca günlük siyasi tartışmalarla değil, ilkeler ve milli menfaatler temelinde yürütülmesi gerektiğini belirtti. Bu bağlamda, Türkiye’nin Venezuela krizindeki duruşunun net olduğunu ifade etti. Cevdet Yılmaz, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, ‘Dış politika, ilkelerin ve gerçeklerin sentezlendiği bir alan olmalıdır’ diyerek, Türkiye’nin Venezuela’daki gelişmelere yaklaşımının stratejik olduğunu belirtti.
Küresel Belirsizlikler ve Liderlik
Küresel belirsizliklerin arttığı günümüzde liderliğin önemine dikkat çeken Yılmaz, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın tecrübeli liderliğinin bu süreçte büyük bir değer taşıdığını ifade etti. Yılmaz, Türkiye’nin Venezuela’daki durumu değerlendirirken, tüm taraflarla diyalog içinde istikrarı savunacaklarının altını çizdi.
Venezuela’daki krizin uluslararası boyutları, Türkiye’nin dış politika stratejisi açısından kritik bir noktada bulunuyor. Yılmaz, ‘Venezuela halkının yanında olmaya devam edeceğiz’ diyerek, Türkiye’nin bu kriz karşısındaki duruşunu net bir şekilde ortaya koydu. Türkiye, uluslararası hukuka saygı göstererek ve milli iradeye önem vererek bu süreçte aktif bir rol almayı hedefliyor.
Yılmaz, son olarak dış politikanın, ana muhalefetin gündelik yaklaşımlarına göre değil, milli menfaatlerimizi esas alarak, akılla yönetilmesi gerektiğini vurguladı. Bu yaklaşım, Türkiye’nin uluslararası düzeydeki konumunu güçlendirecek ve Venezuela krizinin çözümüne yönelik katkı sağlayacaktır.







