Küresel Piyasalarda Alıcılı Seyir
Yeni yıl tatilinin ardından, küresel piyasalarda likiditenin sınırlı kalmaya devam etmesiyle birlikte yatırımcıların işlemlere yeniden başlaması bekleniyor. Önümüzdeki hafta piyasalardaki işlem hacminin artması öngörülüyor. Yılın ilk işlem gününde, teknoloji hisselerindeki yüksek değerleme endişeleri yerini alıcılı bir seyre bırakırken, ABD’li teknoloji hisselerinde görülen yükseliş dikkat çekiyor.
Analistler, yeni yılda birçok Wall Street analistinin ABD piyasaları için iyimser tahminler yapmasının risk iştahı üzerinde olumlu bir etki yarattığını belirtiyor. Özellikle mayıs ayında göreve başlayacak yeni ABD Merkez Bankası (Fed) başkanının kim olacağına dair belirsizlikler, piyasalardaki genel havayı şekillendirebilir. Fed başkanının kim olacağına dair açıklamaların, yatırımcıların beklentilerini etkileyebileceği düşünülüyor.
Fed Başkanlığı İçin Beklentiler
ABD Başkanı Donald Trump, Fed Başkanı Jerome Powell’ın Fed binasının renovasyonu için yaptığı harcama hakkında eleştirilerde bulundu. Powell’ın, 4,1 milyar dolarlık harcama ile inşaat tarihindeki en yüksek fiyatı belirlediğini ifade eden Trump, Powell’ı yetersiz biri olarak tanımlayarak istifa çağrısında bulundu. Bu bağlamda, mayıs ayında Powell’ın görevini devretmesi bekleniyor. Yeni Fed başkanının daha güvercin bir para politikası izleyeceği öngörülüyor.
Para piyasalarında yılın ilk günlerinde faiz indirim beklentileri oluşmasına rağmen, yeni başkanın izleyeceği yol haritasının, faiz politikaları üzerinde etkili olabileceği düşünülüyor. Bu durum, yatırımcıların döviz ve borsa üzerindeki beklentilerini de yeniden şekillendirebilir.
Bugün, ABD’nin imalat sanayi Satın Alma Yöneticileri Endeksi (PMI) verileri de yatırımcıların dikkatle takip ettiği veriler arasında yer alıyor. Son dönemlerde imalat aktivitesinde görülen gerilemelere rağmen, PMI verilerinin güçlü kalmaya devam ettiği görülüyor. Bu durum, borsa ve döviz piyasalarında dalgalanmalara neden olabilir.
Öte yandan, ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi çarşamba günü 4 baz puan artışla yüzde 4,17 seviyesine ulaştı. Bu gelişme, yatırımcıların borsa ve dövizdeki hareketlerini etkileyen önemli bir faktör olarak öne çıkıyor. Küresel piyasalardaki bu olumlu hava, yatırımcıların risk iştahını artırabilir ve borsa gibi varlık sınıflarında artışa yol açabilir.







