Su Kaynakları ve Tarımda Dönüşüm
Adana Ticaret Borsası Başkanı Şahin Bilgiç, 2025 yılının tarım sektörü için dayanıklılığın test edildiği bir yıl olacağını vurguladı. Bu yıl, iklim değişikliğinin etkilerinin daha belirgin hale geldiği ve suya erişimin stratejik bir mesele haline geldiği bir dönem olarak tanımlanıyor. Bilgiç, sulama projelerinin verimliliği artıracağını ve çiftçinin gelir istikrarını güçlendireceğini ifade etti.
Bilgiç, Adana Ticaret Borsası’nda düzenlenen aylık olağan meclis toplantısında, kuraklık, don, aşırı yağış ve dolu gibi meteorolojik olayların artık tarımda öngörülmesi ve yönetilmesi gereken bir gerçeklik haline geldiğini belirtti. Bu durum, tarım ve gıda zincirinin tüm halkalarını doğrudan etkilemektedir.
İklim Riski ve Artan Girdi Maliyetleri
Adana’da yaşanan dolu olayları gibi iklim riskleri, tarımsal üreticileri ve bu sektördeki tüm paydaşları zor durumda bırakıyor. Artan girdi maliyetleri ve finansmana erişimde yaşanan güçlükler, bu iklimsel zorluklarla birleştiğinde, çiftçilerin ekonomik durumunu olumsuz etkiliyor. Bilgiç, bu koşulların tarım sektöründe sürdürülebilirliği tehdit ettiğini ifade etti.
Uzun yıllardır Adana’da uygulanan açık kanal sulama sisteminin, iklim değişikliği ile birlikte verimliliği düşürdüğünü belirten Bilgiç, buharlaşma ve sızma kaynaklı su kayıplarının da ciddi boyutlara ulaştığını kaydetti. Suyun her damlasını hesap eden bir düzen kurulmadıkça kalıcı verimlilik sağlanamayacağını vurguladı.
Kapalı-Basınçlı Sulama Sistemi Önerisi
Bilgiç, su kayıplarını azaltmanın yolunun kapalı-basınçlı borulu sulama şebekesinden geçtiğini ifade etti. Adana tarımında dönüşümün omurgasını Yedigöze-İmamoğlu Sulama Projesi’nin oluşturduğunu belirterek, bu proje kapsamında yaklaşık 110 bin hektar alanın borulu sistemle suya kavuşturulacağını aktardı.
Projenin fiziki gerçekleşme oranı yüzde 65 seviyesine ulaştı. Ayrıca, yaklaşık 300 bin dekar alanın fiilen işletmede olduğunu ve toplamda 664 bin dekar alanın sulama şebekesinin tamamlanması hedefleniyor. Bu tür projeler, tarımda dayanıklılığı artırmak ve çiftçilerin gelirlerini güvence altına almak için büyük önem taşıyor.
Sonuç olarak, 2025 yılı tarımda dayanıklılığın test edildiği bir dönem olma özelliğini taşırken, suyun yönetimi ve verimliliği artıracak sulama projeleri kritik bir rol oynamakta. Tarım sektöründeki tüm paydaşların bu zorluklarla başa çıkabilmesi için iş birliği ve yenilikçi çözümler geliştirmesi gerekmektedir.







